On yılın sonu
5346 sayılı kanun kapsamında 30 Haziran 2021’e kadar işletmeye giren güneş santralleri, on yıl boyunca 13,3 ABD$ cent/kWh sabit fiyatla YEKDEM’den yararlandı. Fiyat dolar bazlıydı, alım garantiliydi ve dengesizlik riski santrale yansımıyordu. Bir yatırımcı için bundan daha öngörülebilir bir gelir modeli düşünmek zor.
Bu dönem şimdi kapanıyor. Türkiye’de güneş kapasitesi 2016’dan itibaren hızla büyüdü ve bu kapasitenin büyük kısmı lisanssız santrallerden oluştu. 2016’da işletmeye girenler 2026’da, 2017–2018 dalgası ise 2027–2028’de destek süresini tamamlıyor.
Önümüzdeki üç yılda yaklaşık 5 GW’lık güneş kapasitesi sabit fiyattan piyasa fiyatına geçecek. Bu kapasitenin çoğu, piyasa operasyonu için ne ekibi ne de altyapısı olan küçük ve orta ölçekli yatırımcılara ait.
Gelir uçurumu
YEKDEM’den çıkan bir GES için ilk soru, ürettiği MWh’nin artık neye satılacağıdır. Cevap, güneşin ürettiği saatlerin fiyatıdır ve bu fiyat son iki yılda belirgin biçimde düştü.
2025’te GES’in ürettiği saatlerdeki satış ağırlıklı ortalama fiyat yaklaşık 2.197 TL/MWh oldu; bu, piyasa ortalamasının %16 altı. Aynı yıl RES’in fiyatı piyasa ortalamasının yalnızca %1 altında kaldı. Fark, güneşin kendi kendini fiyatlamasından kaynaklanıyor: tüm GES’ler aynı saatte ürettiği için öğle fiyatlarını aşağı çekiyor.
Bir GES için piyasa fiyatı, ortalama PTF değil, güneşin ürettiği saatlerin fiyatıdır.
Bu oran sabit değil. 2026 baharında öğle saatlerinde PTF sık sık sıfıra indi; Nisan’da saat 12:00 ortalaması 99 TL/MWh oldu. Kurulu güneş kapasitesi arttıkça GES’in fiyat oranının düşmeye devam etmesi en olası senaryo.
Yeni çerçeve: 2026’da neler değişti
2026’nın ilk yarısında, destek süresi biten lisanssız santralleri doğrudan etkileyen bir dizi düzenleme yayımlandı. Bu düzenlemeler varsayılan seçeneği tanımladı, maliyet tarafını hafifletti ve lisanslı yapıya geçişin önündeki bir engeli kaldırdı.
Yeni kararla, toplayıcı portföyünde yer almayan lisanssız santrallerin ihtiyaç fazlası enerjisini görevli tedarik şirketi almaya devam ediyor. Fiyat, lisanslı santraller için geçerli güncel YEKDEM fiyatının %90’ı; ancak bu tutar hiçbir saatte o saatin PTF’sini aşamıyor. Tüketimle aynı ölçüm noktasındaki santrallerde fazla enerjinin tamamı alınıyor. Farklı ölçüm noktalarında EPDK bir sınır belirleyebiliyor; sınırın üzerindeki enerji bedelsiz olarak YEKDEM’e katkı sayılıyor. EPDK 2026 için bu sınırı uygulamadı.
Pratik sonuç şu: güneşin ürettiği saatlerde PTF çoğu zaman bu tutarın oldukça altında oluştuğu için, görevli tedarik şirketinin ödediği fiyat büyük ölçüde saatlik PTF’dir. Santral dengesizlik riskinden korunur, ama PTF’nin üzerindeki hiçbir fiyattan yararlanamaz.
Açıklayıcı hesaplamadır. Santralin bağlantı tipi ve tarife grubu uygulanacak bedeli değiştirir.
Dağıtım bedelindeki indirim, bu yazının belki de en kritik rakamı. Eski tarife geçerli olsaydı, 2025 fiyatlarıyla bile destek sonrası gelirin neredeyse tamamı dağıtım bedeline giderdi. LÜ-2 ile santral ekonomisi yeniden anlamlı hale geldi.
Dört erişim seçeneği
YEKDEM sonrası bir GES’in önünde bugün dört temel yol var. Bunlar birbirini dışlamaz; bir yatırımcı farklı santrallerinde farklı yollar seçebilir veya zaman içinde birinden diğerine geçebilir.
Görevli tedarik şirketi: varsayılan, ama tavanlı
Hiçbir şey yapmayan santral bu seçenekte kalır. Avantajı sadeliktir: teminat, tahmin, teklif ya da dengesizlik yükümlülüğü yoktur. Dezavantajı fiyatın yapısıdır. Fiyat PTF’yi hiçbir saatte geçemediği için santral, piyasanın düşük olduğu saatlerde PTF’yi alır, yüksek olduğu saatlerde ise sınırlı bir tutarla kalır. Bu, yukarı yönlü potansiyeli kesilmiş bir piyasa fiyatıdır.
Ayrıca bu yapı bir kamu kararına dayanır ve koşulları değişebilir. Alım fiyatı oranı veya miktar sınırı yeniden belirlenirse, santralin geliri yatırımcının herhangi bir müdahalesi olmadan değişir. Uzun vadeli bir değerleme için bu belirsizlik dikkate alınmalı.
Toplayıcı: PTF’nin tamamı ve portföy etkisi
Toplayıcı portföyündeki bir santral, enerjisini saatlik PTF üzerinden satar. Fiyat tavanı yoktur; akşam saatlerine sarkan üretim, bulutlu günlerde yükselen fiyatlar ve azami fiyatın yükseltilmesi doğrudan santrale yansır. Karşılığında santral bir hizmet bedeli öder ve sözleşmeye göre dengesizlik maliyetinin bir kısmını üstlenir.
Toplayıcı yönetmeliği, her toplayıcının portföyündeki lisanssız kapasiteyi 500 MW ile sınırlıyor. Destek süresi biten kapasitenin büyüklüğü düşünüldüğünde, bu sınır toplayıcılar arasında santral rekabetini ve toplayıcı sayısını artıracak bir etken. Santral sahibi için bu, pazarlık gücü anlamına geliyor.
Dengesizlik tarafında GES’in durumu karışıktır. Güneş tahmini rüzgâra göre daha isabetlidir, ama bölgedeki tüm GES’ler aynı yönde hata yapar. Bu nedenle bir GES’in toplayıcı portföyündeki değeri, portföyün kaynak ve bölge çeşitliliğine doğrudan bağlıdır.
İkili anlaşma: fiyatı sabitlemek
Destek süresi biten bir santral için en büyük risk, güneş saatlerindeki fiyatın yıldan yıla düşmesidir. Bu riski sabitlemenin yolu, bir toplayıcı veya tedarikçi üzerinden ikili anlaşma yapmaktır. Anlaşma, santralin üretim profiline göre sabit veya endeksli bir fiyat belirler.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, alıcının neyi fiyatladığıdır. GES üretimi, düz bir baz yük değil, öğle saatlerine yoğunlaşmış bir profildir. Alıcı bu profilin piyasa değerini ve kendi taşıyacağı dengesizlik riskini fiyata yansıtır. Teklif edilen fiyatı ortalama PTF ile değil, GES’in satış ağırlıklı fiyatıyla karşılaştırmak gerekir.
Kurumsal alıcılar için ikinci bir değer kalemi daha var: YEK-G belgeleri. Kapsam 2 emisyonlarını raporlayan ve AB’ye ihracat yapan şirketler için yenilenebilir kaynaklı enerjinin belgelenmesi giderek önem kazanıyor. Belgenin ayrı fiyatlanması, anlaşmanın toplam değerini artırabilir.
Lisanslı yapıya geçiş
Anayasa Mahkemesi’nin, lisanssızdan lisanslıya geçişte alınan lisans alma bedeline ilişkin hükmü iptal etmesi, 10 Aralık 2026’dan itibaren bu yolun maliyetini düşürüyor. Lisanslı bir santral kendi piyasa katılımcısı olarak GÖP’te teklif verebilir, ikili anlaşma yapabilir veya yine bir toplayıcıya katılabilir.
Ancak lisans; teminat, piyasa operasyonu, raporlama ve uyum yükümlülükleri demektir. Birkaç megavatlık tek bir santral için bu yük çoğu zaman getirisini aşar. Lisanslı yapı daha çok, birden fazla santrali tek çatı altında toplayabilen ve piyasa ekibi kuracak ölçeğe ulaşan yatırımcılar için anlamlıdır.
Karar çerçevesi
Hangi yol seçilirse seçilsin, iki şey sabittir. Birincisi, santralin gerçek fiyatı ortalama PTF değil, güneş saatlerinin fiyatıdır; tüm teklifler bu ölçüyle karşılaştırılmalıdır. İkincisi, düzenleme çerçevesi hâlâ şekilleniyor; esneklik bırakan, kısa çıkış süreli sözleşmeler bu dönemde değerlidir.
Yatırımcı açısından
Bir GES’in teknik ömrü 25–30 yıldır. Destek süresi biten bir santralin önünde, piyasa fiyatına maruz 15–20 yıllık bir dönem daha vardır. Bu dönemin değerlemesi, YEKDEM yıllarındaki nakit akışının devamı gibi değil, tamamen yeni bir varlık gibi yapılmalı.
Değerlemeyi belirleyen üç varsayım öne çıkıyor: GES fiyat oranının seyri, dağıtım bedeli ve alım fiyatı gibi düzenlemeye bağlı kalemlerin kalıcılığı, ve santralin bir portföyde ne kadar değer yarattığı. Bu üçü, aynı santrali yatırımcıdan yatırımcıya çok farklı fiyatlandırabilir. İkincil piyasada destek süresi biten santrallerin el değiştirmesi de bu nedenle hızlanacak.
Frekans olarak destek süresi biten GES’ler için her santralin üretim profilini, bağlantı yapısını ve yatırımcının finansman durumunu birlikte değerlendiriyoruz. Toplayıcı portföyümüze katılım, sabit fiyatlı ikili anlaşma ve lisanslı yapıya geçiş seçeneklerini aynı tablo üzerinde karşılaştırıyoruz.


