Dengesizlik nereden doğar
Bir santral ertesi günün üretimini GÖP’te satar, teslimata yakın GİP’te düzeltir. Gerçek üretim satılan miktardan farklı çıktığında aradaki fark dengesizliktir. Rüzgâr ve güneş santrallerinde bu fark kaçınılmazdır: en iyi tahmin modeli bile bir bulut kümesinin geçiş saatini ya da rüzgârın yön değiştirdiği anı tam olarak yakalayamaz.
Dengesizlik iki kalemde maliyet yaratır. Birincisi enerji dengesizlik tutarıdır: fazla üretilen enerji PTF’den daha düşük, eksik üretilen enerji ise PTF’den daha yüksek bir fiyattan uzlaştırılır. İkincisi KÜPST’tür: santralin TEİAŞ’a bildirdiği kesinleşmiş üretim planından tolerans dışında sapması için ödenen tutar.
Eksik üretim → MAX(V, PTF, SMF) × (1 + kᵤ)
Fazla üretim → MIN(PTF, SMF) × (1 − lᵤ)
Formülün pratik anlamı şu: santral, sistemle aynı yönde saptığında pahalı, ters yönde saptığında ucuz bir dengesizlikle karşılaşır. Sistem enerji fazlasındayken SMF, PTF’nin altına iner ve bu saatte fazla üreten santral enerjisini SMF’den satmış olur. Sistem enerji açığındayken SMF, PTF’nin üzerine çıkar ve bu saatte eksik üreten santral açığını SMF’den kapatır.
Yenilenebilir santraller için sorun, sapmalarının çoğu zaman sistemle aynı yönde olmasıdır. Güneşin beklenenden güçlü olduğu bir öğlen, bölgedeki GES’lerin çoğu aynı anda fazla üretir ve sistemi de enerji fazlasına iter. 2025’te yıllık ortalama SMF (yaklaşık 2.526 TL/MWh) ortalama PTF’nin (2.620 TL/MWh) altında kaldı; sistem yılın büyük kısmında enerji fazlası yönündeydi.
1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren değişiklikle bu asimetri katsayılara da yansıdı. Daha önce her saatte %3 olan k ve l, artık her uzlaştırma döneminde sistemin yönüne göre belirleniyor. Sistemle aynı yönde sapan taraf iki kat katsayıyla karşılaşıyor. Fiyatların çok düştüğü saatler için de negatif dengesizliğe bir taban fiyat (V) getirildi; eksik üretim, PTF ve SMF bu tabanın altında olsa bile en az 150 TL/MWh’ten uzlaştırılıyor.
Katsayılar EPDK Kurul kararıyla belirlenir ve önceden duyurularak değiştirilebilir. Hesaplamalarda güncel Kurul kararı esas alınmalıdır.
Bu değişiklik, sistemle aynı yönde sapmanın maliyetini iki katına çıkarıyor ve tahmin kalitesini doğrudan gelire bağlıyor. Portföy netleştirmesinin değeri de aynı oranda artıyor: aynı yönde sapan santrallerin yükü, ters yönde sapan santrallerle sönümlendiğinde en pahalı katsayı hiç devreye girmiyor.
Portföy etkisi: sapmalar birbirini götürür
Toplayıcılığın temel mantığı basittir. Dengesizlik santral bazında değil, portföy bazında hesaplanır. Bir santralin fazlası diğerinin eksiğini kapatır ve uzlaştırmaya yalnızca portföyün net sapması girer.
Aynı saat için iki santrali düşünelim. Bir GES 8 MWh satmış ama 6 MWh üretmiş. Bir RES 5 MWh satmış ama 7 MWh üretmiş. Tek başlarına iki ayrı dengesizlik oluşur. Aynı portföydeyseler net sapma sıfırdır.
Varsayımlar: PTF 2.500 TL/MWh; sistem fazladayken SMF 2.000 TL/MWh, açıktayken 3.200 TL/MWh; 2026 katsayıları (sistemle aynı yönde %6, ters yönde %3). Maliyet, aynı enerjinin PTF’den uzlaştırılması durumuna göre fark olarak hesaplandı. KÜPST dahil değildir.
Tabloda dikkat çeken bir nokta var: her senaryoda maliyetin büyük kısmını, sistemle aynı yönde sapan santral taşıyor. Gerçek bir portföyde sapmalar bu kadar düzgün birbirini götürmez. Ama portföy büyüdükçe ve çeşitlendikçe net sapma, tek tek sapmaların toplamından belirgin biçimde küçük kalır.
Netleşmeyi ne belirler: korelasyon
Portföy etkisinin büyüklüğünü santral sayısından çok, santrallerin tahmin hatalarının birbirine ne kadar benzediği belirler. Bunu ölçmek için korelasyon kullanılır. Birbirinden bağımsız hata yapan santrallerde portföy etkisi güçlüdür. Aynı bulut sisteminin altındaki santraller ise aynı yönde hata yapar.
Aşağıdaki grafik, eşit büyüklükte santrallerden oluşan bir portföyde net dengesizliğin, tek tek dengesizliklerin toplamına oranını gösteriyor. Hesap, santrallerin hata dağılımlarının benzer olduğu varsayımına dayanan standart bir portföy formülüyle yapıldı.
İki sonuç öne çıkıyor. Birincisi, korelasyon sıfıra yakınken 20 santrallik bir portföy dengesizliğin dörtte üçünden fazlasını ortadan kaldırır. İkincisi, korelasyon yükseldikçe santral eklemenin faydası hızla azalır. Korelasyon 0,6 iken portföy ne kadar büyürse büyüsün kalan oran %77’nin altına inmez.
Aynı bölgedeki on GES, farklı bölgelerdeki beş farklı varlıktan daha az dengesizlik sönümler.
Bu nedenle iyi bir portföy büyüklükten çok çeşitlilik üzerine kurulur. Coğrafi dağılım, kaynak çeşitliliği (güneş, rüzgâr, hidro), tüketim tesisleri ve depolama, korelasyonu düşüren başlıca unsurlardır. Güneş ve rüzgâr tahmin hataları çoğu saatte zayıf ilişkilidir. Tüketim tesislerinin sapmaları ise üretim sapmalarından büyük ölçüde bağımsızdır.
Dengeden sorumlu grup ile toplayıcılık arasındaki fark
Portföy bazında dengesizlik netleştirmesi Türkiye’de yeni değil. Dengeden sorumlu gruplar (DSG) uzun süredir benzer bir işlev görüyor. 1 Ocak 2025’te yürürlüğe giren Toplayıcılık Yönetmeliği ve ardından Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler, iki yapıyı belirgin biçimde ayırdı.
Fark özellikle bu sınırda belirginleşir. DSG’de bir santralin bireysel dengesizliğinin tamamı ancak dengesizlik oranı belirli bir eşiğin altındaysa grup içinde değerlendirilir. Bu eşik 1 Ocak 2026’dan itibaren %10’dan %5’e indirildi. Yenilenebilir santrallerde %5’in aşıldığı saatler azımsanmayacak sayıdadır. Toplayıcı portföyünde böyle bir sınır yoktur.
Toplayıcının sorumluluğu da buna göre genişler. Toplayıcı portföyünü dengelemek dışında toptan alım satım yapamaz; buna karşılık portföydeki tüm santraller adına teminatı yatırır ve dengesizliği üstlenir. 2025 sonunda yapılan değişikliklerle, tüm lisanslı santrallerini toplayıcı portföyüne veren bir katılımcının DSG üyeliği sona eriyor; katılımcı grubun tarafıysa grup dağıtılıyor. Sektörde, DSG yapısının ilerleyen dönemde tamamen kaldırılabileceği de konuşuluyor.
Portföy yönetimi pratikte nasıl çalışır
Netleşme uzlaştırmada kendiliğinden gerçekleşir, ama portföyün değerini asıl artıran şey teslimattan önceki yönetimdir. Toplayıcı her santral için ayrı ayrı değil, portföyün toplam pozisyonu için karar verir.
GİP tarafındaki fayda çoğu zaman gözden kaçar. Tek başına çalışan 5 MW’lık bir santral için birkaç yüz kilovatsaatlik bir sapmayı GİP’te kapatmak, işlem maliyeti ve emir defterindeki derinlik düşünüldüğünde anlamsız olabilir. Portföy düzeyinde bu sapmalar birleşir ya da birbirini götürür; kalan net pozisyon, likit bir büyüklükte tek bir işlemle kapatılabilir.
Portföydeki depolama, netleşmeden sonra kalan sapma için son savunma hattıdır. Batarya, portföyün kalan açığını veya fazlasını gerçek zamanda karşılayarak dengesizliği daha da azaltabilir. Bu kapasite aynı saatte arbitraj veya yan hizmet için kullanılamayacağından, hangi kullanımın daha değerli olduğu saat bazında hesaplanmalı.
Netleşmenin faydası kime ait?
Toplayıcıya geçmeyi düşünen yatırımcıların en az sorduğu ama en önemli soru bu. Portföy düzeyinde dengesizlik maliyeti azalır; peki bu tasarruf santraller arasında nasıl paylaştırılır?
Hangi yöntemin seçileceği bir pazarlık konusudur ve sözleşmenin en kritik maddesidir. Sabit ücretli modelde risk toplayıcıya geçer, ama bu riskin fiyatı ücrete yansır. Paylaşım modellerinde ise santralin kendi tahmin kalitesi gelirini doğrudan etkiler. Lisanssız ve küçük ölçekli santraller için, kendi tahmin altyapısını kurmanın maliyeti düşünüldüğünde sabit ücret çoğu zaman makul bir başlangıç noktasıdır.
Toplayıcı seçerken sorulacak sorular
Yatırımcı açısından
Dengesizlik maliyeti, tüccar riski taşıyan bir yenilenebilir projesinin gelir tablosunda çoğu zaman beklenenden büyük bir kalemdir. Fizibilite aşamasında genellikle sabit bir oranla varsayılır; işletmede ise santralin tahmin kalitesine, sistemin yönüne ve katsayı düzenlemelerine göre her yıl değişir.
Toplayıcılık bu kalemi ortadan kaldırmaz, ama hem seviyesini hem de oynaklığını düşürür. Finansman açısından ikincisi en az birincisi kadar önemlidir: öngörülebilir bir dengesizlik maliyeti, kredi kuruluşlarının nakit akışı modeline çok daha kolay girer.
Frekans olarak toplayıcı portföyümüzü kaynak ve bölge çeşitliliğini gözeterek kuruyor, tahmini ve teklifi portföy düzeyinde yönetiyoruz. Netleşme faydasının dağılımını ve santral bazındaki dengesizlik verisini yatırımcılarımızla açık biçimde paylaşıyoruz.


