Tek piyasa yetmez
Bir batarya, bir santralden farklı olarak enerji üretmez. Geliri, enerjiyi zaman içinde kaydırmaktan ve sisteme esneklik sunmaktan gelir. Türkiye’de bu esnekliğin satılabildiği dört ayrı yer var: enerji piyasaları (GÖP ve GİP), Dengeleme Güç Piyasası, yan hizmetler ve dengesizlik yönetimi. Depolamalı santrallerde bunlara destek mekanizması ve kırpılan enerji de eklenir.
Bu piyasaların her birinin fiyatı, derinliği ve riski farklıdır. Bir bataryanın değeri, bunlardan hangisine ne zaman erişebildiğine ve aynı megavatı hangi saatte hangi piyasaya ayırdığına bağlıdır. Yatırım kararını da tek bir piyasanın bugünkü fiyatı değil, bu dağılımın on yıl boyunca nasıl değişeceği belirler.
Bu dört rakam, yazının geri kalanının özeti gibi. Sisteme girmeyi bekleyen depolama kapasitesi on gigavatlarla ifade ediliyor. Bataryanın bugün en yüksek fiyatı aldığı yan hizmet piyasaları ise toplamda yaklaşık bir gigavatlık bir hacme sahip.
Batarya türüne göre erişim
Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği, bataryayı nerede ve kimin kurduğuna göre dört temel türe ayırır. Hangi gelir kaynağına erişilebileceğini büyük ölçüde bu ayrım belirler.
Özet tablodur. Her türün bağlantı, ölçüm ve uzlaştırma koşulları yönetmelikte ayrıca düzenlenir.
Türkiye’deki proje havuzunun büyük kısmı ilk türdedir: 2022’deki başvuru döneminde tahsis edilen kapasitenin neredeyse tamamı depolamalı RES ve GES projeleri. Bu projelerde bataryanın gelir yapısı, destek kuralları ve bağlantı kapasitesiyle sınırlanır. Müstakil depolama ise en serbest gelir yapısına sahiptir, ama destek mekanizmasının hiçbir güvencesi yoktur.
Enerji piyasaları: GÖP ve GİP
En bilinen gelir kaynağı arbitrajdır: ucuz saatte şarj, pahalı saatte deşarj. Güneş kapasitesi 28 GW’a yaklaşırken Türkiye’de günlük fiyat eğrisi belirgin biçimde dikleşti. Nisan 2026’da saat 12:00 ortalama PTF 99 TL/MWh, saat 19:00 ortalaması 3.129 TL/MWh oldu.
Arbitraj geliri ise güçlü bir mevsimsellik taşır. 1 MW / 4 MWh bir bataryanın günde tek çevrimle elde edebileceği teorik net marj, Aralık 2025’te 1.651 TL/MW·gün iken Nisan 2026’da 9.663 TL/MW·gün oldu. Bu hesabın ayrıntısını ve GÖP ile GİP arasındaki pozisyon dağılımını, serinin “Gün Öncesi ve Gün İçi Arbitrajı Batarya Gelirini Nasıl Etkiler?” yazısında ele aldık.
Bataryanın süresi bu gelir kaleminin büyüklüğünü doğrudan belirler. Türkiye’deki depolamalı proje havuzunun ortalama süresi yaklaşık 1,1 saat. Bir saatlik bir batarya günün yalnızca en pahalı saatini yakalayabilir; dört saatlik bir batarya akşam puantının tamamını karşılar. Süre kısaldıkça arbitraj geliri azalır, yan hizmetlerin gelir içindeki payı artar.
Dengeleme Güç Piyasası
TEİAŞ, gerçek zamanda sistemi dengelemek için Dengeleme Güç Piyasası’ndaki tekliflere yük alma (YAL) ve yük atma (YAT) talimatları verir. Sistem marjinal fiyatı (SMF) bu talimatların fiyatlarından oluşur. Sistem enerji açığındayken SMF genellikle PTF’nin üzerine çıkar, enerji fazlasındayken altına iner.
Batarya bu piyasa için teknik olarak çok uygun bir varlıktır: saniyeler içinde tam güce çıkabilir ve hem yük alma hem yük atma yönünde teklif verebilir. Bir yük atma talimatı, bataryaya enerji fazlası olan bir saatte düşük fiyattan şarj olma imkânı verir. Ancak talimatın ne zaman ve ne kadar geleceği önceden bilinmez. Bu nedenle DGP geliri, GÖP’teki plana eklenen ama planın kendisini oluşturmayan bir kalem olarak ele alınmalı.
Yan hizmetler: frekans kontrolü
Primer frekans kontrolü (PFK), frekanstaki bir sapmaya saniyeler içinde otomatik tepki verir. Sekonder frekans kontrolü (SFK), TEİAŞ’ın otomatik üretim kontrolü sinyaliyle frekansı birkaç dakika içinde nominal değere geri getirir. Her iki hizmette de bataryaya ayırdığı kapasite için saatlik bir bedel ödenir; enerji satmasa bile gelir elde eder.
Yan hizmet fiyatları 2026’da belirgin bir oynaklık gösterdi. Ocak başında saatlik SFK rezerv fiyatı 1.000 TL/MW’in altındayken Şubat’ın üçüncü haftasında 4.700 TL/MW’i aştı. PFK fiyatı ise Nisan sonunda 4.728 TL/MW ile yılın en yüksek seviyelerinden birine çıktı.
Önemli bir kural: SFK için ayrılan rezerv, aynı saatte başka bir piyasaya teklif edilemez ve ikili anlaşmayla satılamaz. Kapasitenin yan hizmete ayrılması, o saat için arbitraj ve DGP gelirinden vazgeçmek anlamına gelir.
Kapasite geliri ile enerji gelirinin karşılaştırması
Aşağıdaki tablo, 1 MW kapasitenin bir gün boyunca tek bir kullanıma ayrılması durumunda elde edeceği brüt geliri karşılaştırıyor. Arbitraj değerleri, serinin arbitraj yazısındaki hesaptan alındı.
Açıklayıcı hesaplamadır. Yan hizmet değerleri haftalık ağırlıklı ortalama fiyat × 24 saattir; teklifin her saat kabul edildiği varsayılmıştır. Aktivasyon enerjisinin etkisi, yerine getirmeme bedeli ve şarj durumu yönetimi dahil değildir. Arbitraj değerleri kusursuz öngörü, %85 verimlilik ve 350 TL/MWh degradasyon maliyetiyle hesaplanmıştır.
Fark çarpıcı: bugünkü fiyatlarla, bir megavatı gün boyu frekans kontrolüne ayırmak, aynı megavatla arbitraj yapmaktan birkaç kat daha fazla brüt gelir üretiyor. Bu, Türkiye’de devreye giren ilk bataryaların neden yan hizmet piyasasına yöneldiğini açıklıyor. Ancak tablo, bu gelirin kaç bataryaya yeteceğini göstermiyor.
Yan hizmet fiyatı yüksek, ama havuz küçük. Bu fiyatı ilk gelen birkaç yüz megavat alır.
Derinlik sorunu
TEİAŞ’ın tedarik ettiği frekans kontrol rezervi, sistemin güvenliği için gereken miktarla sınırlıdır ve batarya sayısı arttıkça büyümez. 27 Nisan – 3 Mayıs 2026 haftasında saatlik ortalama SFK rezervi yaklaşık 942 MW, PFK rezervi yaklaşık 274 MW oldu. Depolamalı proje havuzu ise bunun yirmi katından fazla.
Bu tablo, yan hizmet fiyatlarının kalıcı olmadığını gösteriyor. Bugün bu rezervleri ağırlıklı olarak hidroelektrik ve doğal gaz santralleri sağlıyor. Bataryalar bu piyasaya girdikçe, daha hızlı ve daha düşük marjinal maliyetle teklif verecek ve fiyatı aşağı çekecek. Rezerv ihtiyacının birkaç katı batarya kapasitesi devreye girdiğinde, yan hizmet fiyatının bugünkü seviyesini koruması beklenmemeli.
Bu nedenle yan hizmet gelirini fizibilitede düz bir çizgi olarak değil, devreye giren depolama kapasitesine bağlı olarak düşen bir eğri olarak modellemek gerekir. İlk yıllarda gelirin büyük kısmını yan hizmetler taşıyabilir; orta vadede gelir yapısının ağırlığı yeniden enerji piyasalarına kayar.
Dengesizlik ve depolamalı santrale özgü değer
Bir RES veya GES ile aynı bağlantıyı paylaşan batarya, santralin tahmin hatalarını gerçek zamanda karşılayarak dengesizlik maliyetini azaltabilir. 1 Ocak 2026’dan itibaren dengesizlik katsayıları sistemin yönüne göre belirleniyor: sistemle aynı yönde sapan taraf için %6, ters yönde sapan taraf için %3. Bu değişiklik, dengesizliği azaltmanın değerini artırdı.
Depolamalı santralde iki değer kalemi daha var. Birincisi, bağlantı kapasitesini aşan ve batarya olmasa kırpılacak üretimin yakalanmasıdır; bu enerjinin şarj maliyeti sıfırdır. İkincisi, santralin kendi üretiminden depolanıp şebekeye verilen enerjinin destek mekanizmasından yararlanmasıdır. Şebekeden çekilip geri verilen enerji ise destekten yararlanmaz ve piyasa fiyatıyla uzlaştırılır.
Bu değerlerin bir karşılığı da var. Depolamalı tesislerde depolama ünitesinin, kabulden itibaren ilk beş yıl boyunca lisanstaki kurulu gücün %85’inde, sonraki yıllarda %80’inde emre amade olması gerekiyor. Bataryanın her saat gelir peşinde koşturulması, bu yükümlülükle çelişmemeli; aksi halde destek geliri risk altına girer.
Gelirleri birlikte yönetmek
Aynı megavat aynı saatte iki kez satılamaz. Bataryanın değeri, her saat için kapasitesini piyasalar arasında en doğru biçimde dağıtmasından gelir. Bu dağılımı iki kısıt sınırlar: bataryanın gücü ve şarj durumu.
P_GÖP,s + P_GİP,s + R_PFK,s + R_SFK,s ≤ P_nominal
E_min + E_rezerv ≤ SoC_s ≤ E_max − E_rezerv
İkinci kısıt sıklıkla gözden kaçar. Frekans kontrolüne rezerv ayıran batarya, aktivasyon geldiğinde hem şarj hem deşarj yönünde tepki verebilmek için şarj durumunu bir bantta tutmak zorundadır. Bu bant, aynı saatlerde arbitraj için kullanılabilecek enerjiyi azaltır. Kısa süreli bir bataryada bu etki daha belirgindir.
Yatırımcı açısından
Bugün bir bataryanın gelir yapısı yan hizmetlerin ağırlığında. Bu, ilk devreye giren projeler için güçlü bir başlangıç anlamına geliyor. Ancak yan hizmet geliri de bir tüccar gelir kalemidir: fiyatı haftadan haftaya birkaç kat değişebilir ve piyasa derinliği sınırlıdır. Bu geliri uzun vadeli bir sözleşme gibi modellemek, projenin değerini olduğundan yüksek gösterir.
Sağlıklı bir fizibilite, gelir katmanlarını ayrı ayrı ve birbirine bağlı olarak modeller: yan hizmet fiyatının depolama kapasitesine bağlı daralması, arbitraj spread’inin mevsimselliği ve uzun vadeli seyri, dengesizlik katsayıları ve destek kurallarındaki değişiklikler. Batarya süresinin seçimi de bu modelin bir sonucu olmalı. Bugünün yan hizmet fiyatlarına göre seçilen kısa süreli bir batarya, gelir ağırlığı enerji piyasalarına kaydığında rekabet gücünü kaybedebilir.
Frekans olarak yönettiğimiz bataryaların kapasitesini her gün yan hizmetler, GÖP, GİP ve dengeleme arasında tek bir optimizasyonla dağıtıyoruz. Yatırım aşamasındaki projelerde ise gelir katmanlarını, depolama kapasitesinin artışına bağlı senaryolarla birlikte modelliyoruz.


